Uçma Derdi…

İşimiz gereği yurdun çeşitli yerlerine uçuşlar yapıyoruz. Uçaklarda geçirdiğimiz zamandan ziyade öncesi ve sonrasına ilişkin ciddi bir şekilde heyecan ve telaşlı haller yaşamaktayız. Uçuştan 1 saat önce havaalanında olmak, bunun için ise ortalama 1 saat öncesinde yola koyulmak gibi telaşlar sebebiyle uçmanın evvelinde 1,5 ile 2,5 saat aralığında değişen stresli ve tempolu bir süreç yaşıyoruz.

Bu tempolu zaman çoğunlukla mesai öncesi yada sonrası gibi fiziksel ve zihinsel açıdan da zinde olunmayan durumlarda yaşanıyor. Stresli bir dizi işlemden de öte modern insanın soyunmasını gerektiren ( ki hakkaten çiledir) 2 güvenlik noktası apayrı bir durumdur. Kemer, cüzdan, cep telefonları, bozuk paralar, notebook derken tüm bu sürecin en çileli anlarını yaşarız. Öyle ki; “X-Ray’den ben geçeyim de olsun bitsin” dersiniz içinizden. Ardından; uçağın kalkacağı kapınızı bulmak; oraya gitmek, sırayla şanslıysanız körükten değilseniz otobüsle uçağa geçiş işlemleri birbirini takip eder. Fabrikasyon üretimi tavukların kesim işlemi gibi ard arda dizilir, yapılması gerekenleri harfiyen yaparız. Okumaya devam et Uçma Derdi…