Öğrenci İşleri mi? Allah Düşürmesin!

Öğrenci İşleri Ne işe Yarar? Pek bir felsefi soru oldu farkındayım. Özellikle, devlet üniversiteleri perspektifinden bakıldığında üniversite gibi bir çatının altında nasıl ve ne şekilde barınabildiklerini anlayamadığım bir yapıdır bu öğrenci işleri.

Görev tanımı, çalışanlarından beklenilenler gibi bu kesim için kalburüstü sayılabilecek konulara hiç girmeyeceğim.

Önceki gün İstanbul Üniversitesi’ne işim düştü. Detay vermeye gerek yok, lakin 6 yıl okuduğum okula tekrar yolumun düşmesine başta sevinmiştim. Lakin sevinç enstitü kapısından girip, öğrenci işleri ile temas ettiğim 4.saniyede yerle bir oldu.

Öğrenci işleri öyle bir yer ki, oradaki insanların dış dünyada ne olup bittiğinden hiç haberinin olmadığını düşündürtüyor bana. Oraya mensup kişiler, oranın personeli sanki sadece ev ve ofisleri arasında gidip-geliyorlar. Dışarısı hakkında, dünya hakkında fikirleri yok. Dünya ne tarafa dönüyor diye sorsan yanıt veremezler gibi geliyor bana. Ciddi bir kesim çalışanın 15 yılı aşkın görev süresi var. Öğrenci ile temas eden – dikkat edin öğrenci diye altını çiziyorum – bir birimin bu denli çağdışı, bu denli bilgisiz, ilgisiz, empati yoksunu ve zihinsel fonksiyonları sınırlı kişilerden oluşturulmuş olması adeta bir deney yapılıyormuş etkisi yaratıyor insan üzerinde.

O kadar salak saçma durumlar yaşıyorsunuz ki; “Ahaha kamera nerede, el sallayayım” diye sorasınız geliyor. Ama zaman içerisinde 1-2 espri deneyiminize boş boş baktıkları için hiç ama hiç yeltenmiyorsunuz bile!

Kağnı gibi çalışan kişilerden, yerli – yersiz prosedürlerden ve bürokrasilerin hükümran olduğu bir yer buralar. Öğrenci gibi içerisinde bulunduğumuz dönem itibariyle 90’lı kuşağın olduğu bir zamanda öğrencilerin(gençliğin) olanca hızının aksine olabildiğince yavaş bir birimle karşı karşıya bırakılmanın esprisini anlayabilmek mümkün değil.

2003-2007 yılları arasında Lisans, 2007-2009 yılları arasında Yüksek Lisans yaptığım dönemde telefonla arayıp da ulaşabildiğim vuku bulmamıştır. Tüm arkadaşlarımın da benzer şekilde sayısız deneyimi mevcut. Lisans yıllarım da çok duyduğum bir örneği paylaşayım.  Öğrenci milletinin başına çeşitli sebeplerle, öğrenci belgesi alma işi düşer. Bu basit evet evet çok basit iş devlet üniversitelerinde 3 ila 8 gün arasında değişen zaman aralıklarında tamamlanabiliyordu. Marmara Üniversitesi’nde fiks süre 1 hafta idi. İstanbul’da durum 3-4 gün aralığında idi. Bir gün zorlayıp, 3 saat de aldığım oldu. Amacım hız konusunda ne kadar efektif olabileceği idi -ki oldu. İstenirse anında olabileceği gibi, bir devlet üniversitesinde sabah isteyip öğleye almak mümkün aslında. O zaman aralığında iş , staj ve/veya burs başvurusu kaçırmışsınız kimin umrunda!

Bu Cuma (23 Eylül 2011) okula gittiğimde af ile yüksek lisanstan yararlanma sebebiyle aynı bilgileri birbirinden farklı formatlarda 4 kağıda yazdırdılar. Ki tüm bu bilgiler üniversitenin arşivinde mevcut. Bilgisayarlarında da mevcut. Otomasyon sisteminde de mevcut.

Geçici kimlik kart için UHU ( 90’lı yıllarda kullanılan yapıştırıcı ) uzattılar bana. Fotoğrafımın arkasına sürüp, çaresizce yapıştırdım. Aldığım tepki manidardı. O kutucuğa göre kes, sonra taşmayacak şekilde düzgünce yapıştır. Denileni yaptım, yapmamak mümkün mü ki? Ardından bir imza atıp bana verdi. Ben de kalacakmış, ben onlara lazım diye özendim bezendim.

Dünya Üniversiteleri dersleri podcast yapip iTunes’a koyuyor, bizimkiler evraklardan ve prosedurlerden başini kaldiramiyor! Bu mu bizi geleceğe taşıyacak üniversite mantığı sormak istiyorum. Sormak istiyorum Rektör’lere, Dekanlara… Dünya ile yarışan, sanayisi gelişen, sağlıkta devrim yapan Türkiye’nin insan yetiştiren kurumları, en temelde şart olan eğitim yerleri bu düzende mi ilerleyecek!

Bu işi tarihte ilk kez yapıyor olsanız bile bu kadar amatör ve acemilik kabul edilemez. Hiç mi kıyas ( benchmark ) yapmıyorsunuz! Bütçeden fonlarla dünyayı geziyorsunuz. Üniversite ziyaretleri, deneyim paylaşımları derken o ülke senin bu üniversite benim diyerek geziyorsunuz. Peki sonuç? Neden bir iyileştirme yok? Bu ziyaretler alış veriş turuna mı dönüşüyor acaba? Hadi yurt dışını geçtim! Koç, Sabancı, Bilkent bu işi oturtmuş gidiyor. Siz de niye gelişme yok? (Bahçeli edasıyla soruyorum!)

Bir de ilk 500e girdik yaziyor web sitesine! Dünya ‘da ilk 500 listesi yayınlandı. İstanbul Üniversitesi kaçıncı? 300 küsür… Bravo! Fatih Sultan Mehmet üniversiteyi kurdugunda bile eminim daha iyi sistem vardir!

Saglikta dönüşüm, Adalet’te dönüşüm…Peki ya egitimde dönüşüm? Koskoca üniversitelerden bahsediyoruz ! Ülkenin en büyüğü İÜ! Ama kağnıdan farksız!

Üniversiteye gidince “Bugün 15 tane telefonunuzun her birini farklı farklı zamanlarda toplamda 100 kere aramışımdır, niye bir tane cevap alamadım” diye sordum. Aldığım yanıt karşısında ben utandım. Yanıt şuydu; “Kayıt dönemindeyiz, telefona nasıl bakalım” Bu cevap üzerine çalışan kadroyu sayayım dedim, rahat 30’un üzerinde insan çalışıyordu. 1 kişiyi call center görevlisi gibi kullanıp, en azından o çalan telefonlara yanıt verip, öğrenciyi bilgilendirmek gibi bir aklı işletemeyen bir kitleden bahsediyoruz. Gözü saatte, amacı servisine yetişmekte olan bir kitle bu kitle. Mesele bu kitle değil tabi, bu çalışanları oraya alan sistemde, çalıştıramayan yönetici de, müdür de! Ve aslında Rektör’de bitiyor iş… Ama rektörlerin umrunda olan nedir ki? Davetten davete gitmek dışında… Gezi programları dışında… Ama bu düzen devam ettiği müddetçe, hiç bir gelişim de beklenemez.

Son söz ve basit bir temenni… Allah düşürmesin!

Değerli arkadaşım Fevzi’nin bugün paylaştığı bir haber ise cuk oturdu! Haşmet Hocama da selamlar…

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/babaoglu/2011/09/23/universitelerde-ogrenci-isleri-ne-ise-yarar

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s