İnsan Kaynaklarında Yeni Bir Fenomen : LinkedIn

Bir süredir Twitter’da #iksohbeti hashtag ‘i ile her perşembe akşamı güzel konuları ele alıp, tartışmaktayız. Farklı açılardan bakan ve gören kişilerin hem yorumları hem de tecrübi paylaşımları oldukça değerli benim için. Detaylı bilgi için : http://www.twitter.com/iksohbeti

En son gerçekleşen (17 Mayıs 2012) #iksohbeti ‘nde gündeme aldığımız konu iş dünyasına özgü önemli bir mecra ve network olan LinkedIn ‘di.

Buraya da notumu düşmek ve konu hakkında paylaşımda bulunmak istedim.

Genel Bilgi

2002 yılında kurulmuş ve 2003’de piyasaya sürülmüş olan LinkedIn, bugün itibariyle yaklaşık 2000 kişinin çalıştığı ve bünyesinde 161 milyon kullanıcı (Kaynak : Wikipedia ) barındıran dev bir birlik aslında. Geçtiğimiz haftalarda slideshare.com isimli sunum paylaşım sitesini satın alarak iş dünyasının en önemli unsurlarından biri olan sunumları ve renkli dünyayı da bünyesine katmış oldu.

Bir insan kaynakları çalışanı olarak LinkedIn ‘i faydalı bulduğumu ifade ederek başlamalıyım. Özellikle iş dünyasının farklı kısımlarından yer alan birçok profesyonelin bilgilerini açıkça paylaşımda tutan ve kalifiye, istenilen deneyimde ve özellikte çalışanı bulmada oldukça önemli bir mecra olduğu aşikar. Özellikle bu konuda günümüzde dahi birçok kafa avcısı olarak tercüme edebileceğimiz “head – hunter” firmasının elindeki kıymetli özgeçmişleri bir anda piyasaya sunmuş oldu.

İmkanlar

Bu haliyle LinkedIn ‘in “head-hunter” firmalarının bileğindeki altın bileziği iş dünyasındaki firmalara ve İKcılara bedelsiz sunabilen önemli bir platform olduğunu söyleyebilirim.(ki Twitter’da da #iksohbeti ‘ne bu ifademle başlamıştım)

Klasik özgeçmişin yanı sıra çalışma arkadaşlarından tavsiye/öneri yazılarını profilde yayınlatmak suretiyle bir nevi “bariz referans” kaynaklarını da sunabiliyor LinkedIn.

Uluslararası fırsatları takip etmek ve bazı kazanımlar elde etmek anlamında oldukça avantajlı bir mecra olduğunu söylemek gerek.

Eğitim ve tecrübe anlamında çok nitelikli bir gruba ulaşımı mümkün kılıyor -ki bu birçok head-hunter firmasının en büyük kozu idi yakın zamana kadar. Ancak artık birçok özellikteki kişiye ulaşmak mümkün ve bu LinkedIn’i benzersiz ve şimdilik rakipsiz kılıyor.

Twitter vb mecralar aracılığıyla da ortak olarak paylaşımlar yapabiliyor olmak da sayılabilecek bir diğer avantajlı kısım diyebilirim. Paylaşımın, yaygınlaştırmanın ve geniş kitlelere ulaşabilme açısından oldukça önemli özellikleri barındırıyor.

Basit, kolay anlaşılır ve hızlıca benzer tecrübelere sahip kişileri önererek ilişki ağınızı genişletmenize doğal bir katkı da sağlıyor.

Hem mezun grupları hem de ortak işleri yapan kişilerin oluşturmakta olduğu tartışma ve paylaşım grupları oldukça kıymetli bulduğumu söylemem lazım. Birçok kere istifade ettiğimi rahatlıkla ifade edebilirim. İnsan Kaynakları birimlerinin kendisini, işlerini pazarlaması gerekliliği ile ilgili tartışırken yaptığım yorumlarımı toparlayıp şu yazımı yazmıştım.

İş dünyasına girmek isteyen yada hali hazırda iş dünyasında bir yerde bulunan kişilerin günümüz piyasa koşullarında yeni fırsatları yakalamak ve tekliflere açık hale gelebilmesi adına LinkedIn’de bir profil sahibi olması artık çok önemli. Özellikle son zamanlarda sıklıkla duyageldiğimiz “iş aramıyorum ama yeni fırsatlara açığım” cümlesini kullanan birçok kimsenin  LinkedIn’i düzenli kullanan ve etkili bir profile sahip kişiler olduğunu söylemek mümkün.

Sorunlar

Her güzel mecranın sahip olduğu gibi LinkedIn’in de bazı negatif tarafları var.

Bunlardan ilki aday profillerinin aşırı şeffaf olması ve tanıyıp tanımadığınız birçok kişinin sizi ekleyerek network’ünü arttırma isteklerine yoğun olarak maruz kalmanız. Bu aşırı şeffaf ve rahat ortamın bu gibi yarattığı sorunlar belli şeyler için belli şeylerden fedakarlık etmeniz anlamına geliyor aslında.

Öte yandan hala aktif olarak birçok seçme yerleştirme ve head-hunter firması için önemli bir mecra olan LinkedIn ‘den çok fazla aday arama ve görüşmeye davet etme durumu olabiliyor. Ancak bu gibi durumlar adayın eğer bulunduğu iş/şirket bağlılığı düşükse onu negatif etkileyebilir. Profilime Kimler Bakmış sayesinde kimler sizi görüntülemiş bu bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Ve eğer bazı danışman firmalar yada köklü bir firmadan birisi sizin profilinizi ziyaret etmişse haliyle bir beklenti içerisine girebilirsiniz. Buraya dikkat etmek lazım. Özellikle Y kuşağı mensuplarının bu ilgi alakadan etkilenebileceğini düşünüyorum. Hatta ve hatta rakip firmaların çalışanlarına yönelik bilinçli bir akıl karıştırma, akıl çelme faaliyetlerini basitçe LinkedIn üzerinden yapmanın mümkünlüğünü de vurgulamak gerek bu vesileyle. (Evet, yapanları gördüm 🙂 )

Birkaç defa bizzat tanık olduğum bir durumu paylaşmak istiyorum. LinkedIn’den profilime ulaşan aracı firma yetkilileri ile ilk görüşme yapıldıktan sonra sadece LinkedIn ‘den aldıkları CV’mi firma ile paylaşarak ikinci aşamaya taşıdılar süreci. Ancak burada görüşme içerisindeki önemli bilgileri aktarmayı atladıklarını gördüm. Köklü ve deneyimli firmaların böyle hatalar yapmaları ve LinkedIn’e bel bağlamaları hem onları hantallaştıracak hem de süreci negatif etkileyebilecek bir durum oluşturuveriyor aslında.

Son olarak birçok kullanıcının kendi ilgi duyduğu konuyla ilgili yada kendi uğraşılarıyla ilgili gruplar kurarak birilerini davet ederek kişisel PR yapma çabalarını ise anlamlılık konusunda zayıf bulmaktayım. Özellikle birçok benzer grup varken 2-3 kullanıcı ile ömrü uzun olmayacağı çok bariz gruplar için sürekli davet yollamak oldukça rahatsız edici. Bu nedenle tekliflere belki kapalı olup, aktif takip edilen belli bazı gruplarda gezinmekte fayda görüyorum.

Sonuç

Yüksek lisans gibi bir eğitimin artık normalize olduğunu söylemek mümkün zira LinkedIn üyelerinden her 4 kişiden 1’inin yüksek lisans derecesine sahip olduğu bir dünyadan bahsedebiliyoruz bugün. Dolayısıyla özellikle yeni mezunların tutunmaları ve yerlerini bulmaları anlamında oldukça zor bir bağlam oluşturuyor. Özellikle tecrübenin gözlendiği ve takip edildiği bağlam olması sebebiyle yeni mezunların dikkat çekici profillere sahip olmalarının ve dolayısıyla ilgi-alaka görmelerinin zorlaşacağını söylemek gerekiyor. Kariyer.Net, SecretCV ve Yenibirİs.com gibi platformlar toplu ve büyük alımlarda hala öncelikli rollerini taşımaktalar. Ancak bu durumun yakın vakitte LinkedIn tarafına da kayabileceğini hatırlatmak gerek. Her ne kadar şu anda daha çok orta ve üst düzey profesyonelin bulunduğu bir yer imajı veriyor olsa da yakın zamanda geniş kitlelerce etki alanını arttıracağa benziyor.

Birçok ülkeden fazla bir nüfusa sahip bir yerden bahsediyoruz birlik olarak. Dünya üzerinde ilk 10 ülke arasına giriyor nüfusuyla. Bu database’in birçok yeniliğe gebe olduğunu söylemek kahinlik olmayacaktır.

Twitter’da gördüğümüz “promoted tweets” yada fazla sayıda takipçisi olan kullanıcılara ürün ve marka ile ilgili twit attırmak suretiyle reklam yapılmasına alıştık. Belki de yakın zamanda parayla kredi satarak “promoted profile” gibi durumları da görebileceğiz. (Var da haberim yoksa affola, bilgilendirin)

Ya da yapılan aramalarda ilk çıkan sonuçlarda yer almak gibi kişisel tanınırlık/bilinirlik çalışmalarına ve uygulamalarına da şaşırmayacağımı söyleyerek yazıyı bitireyim.

Siz de LinkedIn’de yerinizi alın ama alırken düzgün konum alın. Gerçek tecrübeler ve gerçek unvanlarla yer alıp, sağlıklı bir kariyer geçirmek temennisiyle.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s