Gençlerin Stajla İmtihanı!

(Bu yazıda ifade edeceğim şirket kelimesi üniversite mezunlarının en çok tercih ettiği şirketleri kastetmektedir. Belli bir ulusal büyüklükte hatta uluslararası çapta faaliyet gösteren sektörlerinin lideri firmaları kastetmektedir)

Yeni mezunlar son yıllarda olduğu kadar hiç önemli olmadı belki de. İşveren Markası (Employer Branding) ve Çalışan Değer Önermesi (Employee Value Proposition) konularının Yetenek Yönetimi çatısı altında önemli köşelerde konumlanması sebebiyle üniversitelilerin tercih ettiği şirket olmak oldukça mühim. Yıllarca bunun bir benzerini üniversitelerde görmüştük. İlk 10’a girenin, ÖSS 1.si gencin hangi okulu seçeceği haberlere dahi konu olmuştu (ne bölümü niye seçeceğini bir kenara bırakarak – Bkz : ironi )

Çalışanın yetenek olarak adlandığı yılları geçirmekteyiz. Kurumsal dünyadaki koca koca firmaların üniversitelerin 5-10 yıl önce yaptığı gibi “Beni seç Beni seç” rolündeki bir dizi çalışmalarını yakından takip edenleriniz vardır. Bu yakınlaşma, ilgi-alaka, ihtimam karşısında şaşıran, afallayan, fara maruz kalmış tavşan gibi donakalan gençlerimizde ise “A mı diyim, B mi diyim tadında kafa karışıklıkları” görmekteyiz. Haklarında hayırlısı diyip olay mahallinden uzaklaşırken kulağa küpe, kemere toka, cüzdana zincir ve saça toka tadında birkaç tavsiyede bulunacağım. (içinde sosyal mesaj da olabilir, baretsiz devam etmeyin! )

Okumaya devam et Gençlerin Stajla İmtihanı!

Reklamlar

Ekip Motivasyonu

Barack Obama. Politikası, stratejisi ve tarzı ile siyasi kariyerinin yanı sıra da farklı bir duruşa sahip lider olarak dünyanın takip ettiği bir isim. Öyle ki 2 seçim üst üste seçilme gibi ciddi bir başarıya da imza attı. O ve ekibi. Dün Youtube’a eklenen bir video ile kampanyasını yürüttüğü ekibe teşekkür konuşması yapmış. Bu konuşmada duygusallaştığını da görebilirsiniz. Motivasyon olarak güzel bir konuşma yapmış. Ekibe yapılacak iyi bir zafer konuşması olarak değerlendirebiliriz sanırım. Gururlu, duygusal, emin, samimi ve karizmatik.

Konuşmasında ekibi ile kendisini kıyaslıyor. Özellikle kendisinin gençliği ile karşısındaki (özellikle sosyal medyada aktif olduğunu tahmin ettiğim) genç kitleyi kıyaslıyor. Burada vurgu yaptığı şu noktalar oldukça mühim.

Onları kendisine kıyasla

  • DAHA ZEKİ,
  • DAHA İYİ ORGANİZE OLABİLEN,
  • DAHA ETKİLİ ve
  • DAHA FAZLA KENDİNE GÜVENEN olduklarını ifade etmiş. Bu noktadan sonra da başarıyı onlara bağlıyor ve gurur duyduğunu ifade ediyor.

Sizi video ile baş başa bırakayım.

Çatışma Yönetimi Üzerine

Çatışma Yönetimi

Geçtiğimiz Perşembe akşamı(01 Kasım 2012) twitter’da #iksohbeti tag’i ile Çatışma Yönetimi konusunu işledik. Esasında uyuyordum ancak son anda kaçan uyku ile sohbete dahil oldum. 1 saat kadar süren sohbette düştüğüm notları derli toplu halde ve ulaşılabilir kılmak adına buraya not edeyim dedim. Malum twitter köyünde bir süre sonra verileri yakalamak ziyadesiyle güç hatta imkansızlaşmakta.

Çatışma Yönetimi kavramı her ne kadar günümüzde organizasyonlarda önemli bir unsur olarak kullanılıyor olsa da ciddi bir sosyal  fenomen. Otobüs durağından bilimum devlet dairesinde karşılaştığımız üzere bir dizi kişi/kurum/kuralla çatışmalar yaşıyoruz. Haliyle hayatın içinde hatta göbeğinde bir kavram. Minik esnaftan, holding patronuna, öğrenci-idareci arasındaki diyalogdan millet meclisindeki koca koca mebusların yaşadığı tartışmaların esas unsuru “çatışma” olmuyor mu?  Okumaya devam et Çatışma Yönetimi Üzerine