Harika bir Ted talk daha.. “İnsan mısınız?”

Uzunca bir süredir izlediğim en iyi Ted talk’lardan birisini paylaşmak istedim..

5 dk ‘lık gerçek bir test için lütfen izleyin..

Reklamlar

Stresle Mücadele

Stres hayatta kalmaya da gitmeye de etki edebilen çok çok önemli bir unsur.

Hayat kalitesini, uykunuzu, iştahınızı ..kısaca hayatınızdan aldığınız lezzeti etkileyebiliyor. Stresle mücadele edebilmek çok kritik çünkü sadece stres altında olmak demek kaygılı-endişeli olmak demek değil. Stresin etkisinde olduğunuz an be an vücudunuzda zararlı faaliyetler olabiliyor.

Kelly McGonigal güzel açıklamış konuşmasında. Stresle mücadelede en önemli ve etkili çözüm sosyal destek alabilmek, paylaşabilmek.

Özellikle hormon dengemiz açısından da başkalarıyla bir arada olarak, çevrenin desteğini alabilmek stresi yönetebilir ve zararsız hale getiriyor.

Tabii günümüzde kim kime destek olmak için can atıyor, iş dünyasında stresi azaltmaya çalışıyor, hayat kalitesini arttırmaya çalışıyor soruları da cevabını arayan sorulardan.

Çok uzatmadan “izlenmeli” dediğim bir Ted talk ile baş başa bırakayım sizi…

10 Adımda Yetenek Yönetimi

29 Mayıs 2014 tarihinde BNC Türkiye‘nin Point Hotel Barbaros’ta düzenlediği Yetenek Yönetimi Zirvesi’nde gerçekleştirdiğim sunumu aşağıda bulabilirsiniz.

Sorularınız için : kayaoglu@gmail.com

Dijital Suretler @2. Sosyal Medya ve İK Zirvesi

İnsan Kaynakları ‘nın Yetenek Yönetimi bakış açısı Sosyal Medya’daki temsiller ile bir araya gelirse nasıl olur?

Sosyal mecrada Yetenek neye göre anlaşılır, nasıl algılanır?

2. Sosyal Medya ve İK Zirvesi’nde yaptığım sunumu aşağıda görebilirsiniz.

@Bosphorus Conferences ‘a ve tüm katılımcılara selamlar!

Neden Psikoloji? Psikoloji niye bu kadar ilgi çekiyor?

pic_psychology_degree

Psikoloji her ne kadar dünyada 100 yılı geride bırakan bir bilim dalı olsa da Türkiye’de hala daha birçok ön yargı bulunmakta mesleğe karşı. Türkiye’de keskin bir dönüşü Marmara’daki 99 depremi ile yaşadığımızı söyleyebiliriz. Deprem sonrasında psikolojik destek görenlerin sayısı çoğalırken, meslek olarak psikolojiye yönelenlerin sayısı da ciddi artış gösterdi. Bunu üniversitelerdeki (özel üniversiteler başta olmak üzere) psikoloji bölümünün artması takip etti.

Özellikle şuradaki yazımda da görebileceğiniz üzere 2-3 yıldır her hafta düzenli olarak Psikoloji ile ilgili, psikoloji okumayla ilgili gelen sorulara yanıt vermeye çalışıyorum.

Toplumun psikoloji ile barışması, algının pozitife dönüşü ile birlikte günümüzdeki Psikoloji mezunlarının birçok farklı alanda iş bulabildikleri bir gerçek. Bu nedenle artan puanlar ve niş bir alan olarak faaliyet gösterdiği de aşikar.

Peki neden? Psikolojinin dayanılmaz çekiciliğinin arka planında ne yatıyor? Herkesin merakla baktığı, ilgilendiği, üzerine bol bol konuşmalar ve kitapların basıldığı günümüzde bu alan neden bu kadar ilgi topluyor?

  • Merak.. Hem kişinin kendisine hem de etrafa yönelik.. düşünceye, duygulara, hayata, çevreye yönelik de bir dizi keşfin psikoloji ile mümkün olacağı düşünülüyor. Özellikle burada ruh, psikoloji ve davranışlara ilişkin keşif arzusu söz konusu. Tabii burada 4 yıllık lisans eğitimi hatta 2 yıllık yüksek lisansın bile çevreyi anlama ve anlamlandırma için yeterli donanımı sağlamadığını ifade etmek gerek yeri gelmişken.
  • Başarı… Psikolojinin sunduğu önemli bilgiler ve üzerine edinilen tecrübelerle çok az insanın edinebileceği bir beceri, özellik ve başarı sahibi olunmuş oluyor. Yani toplumda psikolog unvanını bir şekilde aldıktan sonra aslında zor durumda olana, ihtiyacı olana yardım elini uzatmak.. İşte tüm bunlar bu başarıyı, bu gücü elde etmek adına psikolojiye doğru bir akımı oluşturan bir başka etmen.
  • Keşif…Tecrübelerime baktığımda özellikle psikoloji bilgisi ile birlikte insanların özelinin, gizil olanın yani mahremiyetinin daha kolay ve hızlıca öğrenilebileceği, insanın davranışlarının arka planında yattığı düşünülen mekaniğin deşifre edilerek, anlaşılabileceği. Yani insan denilen kasanın şifresinin elde edilebileceğine yönelik bir algı var. Dolayısıyla bu alana ciddi bir merak ve yöneliş sergileyenlerin aslında kendilerine yönelik bir merak, anlamlandırma ve aydınlatma çabasında olduklarını da ifade etmek mümkün.
  • Trend… Popüler kültürde çokça yer alan bu alanın meşhur olmasının da çekiciliğine katkıda bulunduğu aşikar.
  • Hayranlık… Psikoloji ile ilgilenenlerin başarılı, saygı gören ve genellikle insanlar tarafından ilgi-alaka gören kişiler olması kuşkusuz bölüme yönelik eğilimin de bir göstergesi. Psikoloji mezunu olmanın karizmatikliği dikkat çekici bir unsur.
  • Kapsamlılık… Psikoloji her ne kadar “psikolog” algısını ve “terapist” mesleğini çağrıştırıyor olsa da reklamcılıktan insan kaynaklarına, okul öncesi, ilk öğrenim ve lise’den tutun da eğitimciliğin birçok alanına kadar çok şapkalı olunabilecek bir disiplin olması psikolojinin cazibe noktalarından bir diğeridir. Öyle ki hukuktan satışa kadar geniş bir alanda izdüşümlerini görmek mümkün
  • İş Garantisi… Bu kadar kapsamlı olan bir alanın da gerek kamu gerekse de özel sektörde birçok iş fırsatı sunduğu, mezunlarının (kendini yetiştirmişlerse) kolaylıkla iş kapılarını açabildiğini de ifade edebiliriz.

 

Çatışma Yönetimi Üzerine

Çatışma Yönetimi

Geçtiğimiz Perşembe akşamı(01 Kasım 2012) twitter’da #iksohbeti tag’i ile Çatışma Yönetimi konusunu işledik. Esasında uyuyordum ancak son anda kaçan uyku ile sohbete dahil oldum. 1 saat kadar süren sohbette düştüğüm notları derli toplu halde ve ulaşılabilir kılmak adına buraya not edeyim dedim. Malum twitter köyünde bir süre sonra verileri yakalamak ziyadesiyle güç hatta imkansızlaşmakta.

Çatışma Yönetimi kavramı her ne kadar günümüzde organizasyonlarda önemli bir unsur olarak kullanılıyor olsa da ciddi bir sosyal  fenomen. Otobüs durağından bilimum devlet dairesinde karşılaştığımız üzere bir dizi kişi/kurum/kuralla çatışmalar yaşıyoruz. Haliyle hayatın içinde hatta göbeğinde bir kavram. Minik esnaftan, holding patronuna, öğrenci-idareci arasındaki diyalogdan millet meclisindeki koca koca mebusların yaşadığı tartışmaların esas unsuru “çatışma” olmuyor mu?  Okumaya devam et Çatışma Yönetimi Üzerine

Insanlar niye evlenir?

Basarili ve gulduren bir sunum. Tersten baslayip dusundurerek ilerliyor. Basliga en sonda yanit veriyor.. Istatistikleri guldururken dusunduruyor da. Orn: Cevrenizdeki yakin cift bosandiginda sizin de bosanma ihtimaliniz %75 artmaktaymis. Haa bir de romantik komedi filmi izleyen cift film sonrasi iliskisini dusunup mutsuzlasiyormus. Peki tum bu duruma ragmen niye evleniyor insanlar? Jenna McCarthy: What you don’t know about marriage #TED :