Harika bir Ted talk daha.. “İnsan mısınız?”

Uzunca bir süredir izlediğim en iyi Ted talk’lardan birisini paylaşmak istedim..

5 dk ‘lık gerçek bir test için lütfen izleyin..

Reklamlar

Tüyler Diken..Anadolu Efes Gizli Kamera

Son zamanlarda sıklıkla karşılaştığımız şey doğal hayatın içinde, gizli saklı yapılan biraz da “monte” diyebileceğimiz işler.. Flashmob tadında sokakta bir anda canlanan markaların yada çeşitli kampanyaların belirgin olduğu işleri görebiliyoruz.

En beğendiğim örneklerinden birisi şu ki oldukça sıradışı.. Hele de bir final sınavı için..

Bir de dün itibariyle Anadolu Efes’in Anadolu Efes Basketbol takımına yaptığı sürpriz’in benzer formatta youtube’da paylaşıldığını gördüm.

Zekice kurgulanmış ve o kadar adamı örgütlemek de gayet güzel olmuş. Bu tarz işleri stüdyolarda yapılan, deli gibi prodüksiyon maliyetleri harcanarak sanal işlere nazarla çok daha samimi, içten ve etkileyici buluyorum.

Açıkçası başlığa da yazdığım gibi ilk etki Senden daha güzel derken Tüyler Diken moduna geçmem oldu.

Anadolu Efes’i ve fikrin sahibini tebrik etmeli.. Buyrun efendim. Kimseyi tanımadım benn!

Global marka olan Heinken’in Candidate işinden sonra bunun denk gelmesi. Her 2 markanın da bira markası olması.. Bir başka ilginçlik tabii 🙂

Ruby Wax: What’s so funny about mental illness?

İnanılmaz derecede komik ve akıcı bir TED Talk daha.. En ilginç alıntılanacak kısmı ise; 4 kişiden 1’inin akıl hastalığından muzdarip olması..

Akıl hastalığına yada bilinen tabiriyle delilikle yüzleştiğinizde çevreniz nasıl tepki verir?

Ayağınız kırıldığında geçmiş olsunlar, telefonlar ve ziyaretler olur. Peki ya bir akıl hastalığınız başlıyorsa, başladıysa.. Çevreniz ne yapar? Bir yeriniz yaralıysa “göster” derler, ama zihinde problem olduysa neyi göstereceksiniz? Ya da beynimde sesler var dediğinizde ispat şansınız…

Psikoloji ve psikiyatri dünyasına farklı bir bakış.. Üstelik bizatihi deneyimlemiş birisinden!

Ruby Wax: What’s so funny about mental illness? #TED : http://on.ted.com/lBgm

Ink : Biz Uyurken Neler Oluyor?

Filmlerin pahalı prodüksiyonlu, ünlü oyuncularla bezeli olmasına oldum olası mesafeli oldum. Para ile değil, kafa ile yapılması gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla mesaj verebilen, bir derdi olan, düşündüren, sorgulattıran filmleri oldum olası sevdim.

Benim için önemli olan bir kaçı; The Matrix, The Lord of the Rings, Truman Show, Pulp Fiction, The Green Mile, Forrest Gump, V for Vendetta, Garden State, Brave Heart, Eternal Sunshine of the Spotless Mind…

Bu tarz filmlerden biri de Ink filmi. 2009 yapımı, düş ile kabusun savaşımı gibi diyebiliriz özetinde. Mürekkep diye çevirebileceğimiz bu filmi izledikten sonra çok etkilendiğimi söylemem gerek. Psikoanalitik terapi metodolojisinde kullanılan Rorschach Mürekkep testini anımsatmıştı ilk duyduğumda. Özellikle tematik çok fazla öğe yer alıyor filmde. Yönetmen Jamin Winans’ın farklı dinlerdeki rüyalar, hayaller ve metaforlara ilişkin iyi araştırma yaptığını söyleyebilirim.

Başlarında anlaşılması güç bunu kabul edelim. Ama ilerledikçe, sabrettikçe açılan ve kendi akışına sizi de alan bir film haline dönüşüyor. Beyaz yakalı insanların, modern insanın hayatına, çatışmalarına, rüyalarına, gecesine ve gündüzüne güzel bir bakış attığını söyleyebiliriz.  Yüzüklerin efendisinde yüzüğün gitmesi gerektiği yere ulaşması için nasıl karmaşık bir mücadele veriliyor, bir ekip kurulup 3 film süren bir serüven oluyorsa; Ink’te de hoş ve masalsı yolculuğa tanıklık ediyoruz. Şöyle ki; Okumaya devam et Ink : Biz Uyurken Neler Oluyor?

Biskolata Reklamını da (ç)almışız!

Türk Reklamcılığı için devrim olmasa da, yarattığı algı ve sosyal medyadaki gördüğü ilgi sebebiyle Biskolata reklamı son 1 ayda epey ses getirdi. Açıkçası ilk izlediğimde düşünce pek hoşuma gitmese de mesajın vurgusunu hissedebiliyordunuz. Elif Şafak’ın Aşk kitabının Pembe kapaklı olması ve kadınlar tarafından büyük ilgi görmesi gibi, bu reklam da sanki sadece kadınlara yönelik hazırlanmış gibiydi. Bisküvi üretimi ile ilgili o kadar “çekici” kişiyi kullanmak iyi bir fikir gibi geliyordu. Pitching Idea olarak başarılı bile sayılabilir belki. Çok uzatmadan; ilgili videoyu paylaşayım şöyle..

Sonra bugün bunu buldum. Oradan oraya zıplarken, bu reklamın türevlerini izlerken. Ve evet, acı gerçek karşıma çıktı.

Biskolata reklamı da (ç)alıntı çıktı, inşallah bisküvinin kendisi de çalıntı değildir 🙂 . Konsept ve kullanılan adamlara kadar bu kadar mı benzer yahu!

Buyrun diyorum ve sözü size bırakıyorum.

Yöneticilere ve Toplantılara Farklı Bir Bakış Açısı

Jason Fried çalışma ile ilgili radikal bir teoriye sahip:Ofis çalışmak için iyi bir yer değil.TEDxOrtabatı’da ana problemleri (onlara M&M diyor) açıklıyor ve iş yerinde iş yapılabilmesi için üç tane tavsiye ortaya koyuyor.
TED’in videolarından birisi ve izlenmesi gereken bir açı.. Hemen her yönetici adayının bile..
Açıkçası birçok kurum için kurum kültürüne aykırı olduğunu belirtmek de gerek sanırım!

İzlemek için;
http://www.ted.com/talks/lang/tur/jason_fried_why_work_doesn_t_happen_at_work.html