10 Adımda Yetenek Yönetimi

29 Mayıs 2014 tarihinde BNC Türkiye‘nin Point Hotel Barbaros’ta düzenlediği Yetenek Yönetimi Zirvesi’nde gerçekleştirdiğim sunumu aşağıda bulabilirsiniz.

Sorularınız için : kayaoglu@gmail.com

Reklamlar

Yetenek Yönetimi’nde Performans ve Potansiyel Ne Demek?

10 Nisan 2014 tarihinde BNC Türkiye ‘nin Point Hotel, Barbaros’ta düzenlediği İKcılar için Performans Zirvesi’nde gerçekleştirdiğim sunumu aşağıda bulabilirsiniz.

 

Kindle ile kitap okuma macerası…

Bir önceki yazımda –ki kendisi şurada yer alır- belirttiğim üzere kitap okuma eylemini geleneksel formunun dışında gerçekleştirmeyi mümkün kılan maharetli cihazların gündemde yer ettiğini ifade etmiştim. Kindle ile başlayan keyifli yolculuğuma dair bazı şeyleri paylaşmıştım.

Hatırlatmak gerekirse, kolayca okuma, pratiklik, hafiflik, şarj ettiğin tarihi unutma, uzun ömürlülük, göz yormama, dev arşivi bünyesinde taşıma gibi özellikleri tam tabiriyle bir cep herkülü idi Kindle ve özellikle onun giriş seviyesi cihazı olan Kindle 4. Bu cihazın normal fiyatının 99$ olarak Amazon.com’da satışta olduğunu, sponsor reklamlı modelininse 79$ ile satışta olduğunu ifade etmk gerek. Sponsor reklamlı dediğimiz aslında kötü bir şey değil. Tam aksine çok güzel bir durum. İnternete bağlandığınızda amazon.com’da günlük/haftalık olarak hangi kitabın reklamı varsa afiş halde ekranınıza indiriyor o görseli ve cihazınızı kapattığınızda ana ekrana bu tanıtım reklamı geliyor. Aslında son derece stil durduğunu ve cihazı hoş gösterdiğini ifade etmeliyim. Hatta ve hatta yahu para problem değil, hangisini alayım diyenlere kesinlikle 79$’lık modelini tavsiye ederim.

Cihazla ilgili temel bazı soruları sorup-yanıtlamaya çalışayım.

Okumaya devam et Kindle ile kitap okuma macerası…

İnsan Kaynakları Zirvesi 2012 Notları

Adettir. Katıldığımız önemli etkinliklerin notunu tarihe not düşmek. Ve adet olmalıdır bunu düşerken beğenilen ve beğenilmeyen tüm hususların açıklıkla dile getirildiği bir yazı.

Genel itibariyle, insanların pozitifliği çok yüksek frekansta dile getirirken negatif unsurları cesur ve açıklıkla dile getirmediğini gözlemliyorum. Umarım yanılıyorumdur.

Efendim, bu hafta içerisinde yani 15-16 Şubat tarihleri arasında İnsan Kaynakları Zirvesi’ne katıldım birçok insan kaynakları mensubu gibi. Türkiye’nin önemli eğitim ve danışmanlık firmaları arasında olan MCT’nin ev sahipliğini yaptığı etkinlik Lütfi Kırdar’da idi.

I.GÜN

İlk gün sabah saatlerinde 2 tane Müdür adayı ile Kariyer Görüşmem olduğu için rötarlı katılım gösterdim etkinliğe. Salona vardığımda Tanyer Sönmezer bisikletle sahneye geliyor, şortlu olmasının yarattığı etki ile yükselen algı dalgasının üzerinde sörf yapıyor gibiydi. Aklımda kalan 2 kelime var. Statüko ve İnovasyon. Bu ikisini o kadar sık kullandı ki, sanıyorum bir cımbızlama yapsak oturuma rap şarkısı oluşabilir bu iki kelimeden. Samimi olmaya çalışan, sıcak bir oturumdu. Ama vermek istediği mesaj ve dert neydi hiç bilmiyorum.

Ardından Dave Ulrich’i hatırlıyorum. Skype ile bağlantı problemi yaşadığımız bir oturumdu. Kitaplarında yada muhtelif zirve ve kaynaklarda olduğu üzere HR Dönüşümü ile ilgili önemli olan ama uygulamakta %90 şirketlerin zorlandığı meseleler üzerine (yerel saat ile gece vakti) güzel paylaşımlarda bulundu. Güzel bir temas olduğunu düşünüyorum. Önemli notlar;

Dave der ki ; HR Professionals Competencies –> Capability Builder, Technology Proponent, HR Innovator, Change Champion

Dave der ki; IKyi donustur, uygulamalari donustur, IKcilarinin sahip olmasi gereken yetkinlikleri belirle…

Dave : Kulturu, yetenegi ve liderligi yonetmemiz lazim.

Öğle sonrasında Narsisizm ile ilgili çok çok önemli paylaşımlarda bulunan Keith Campbell’i dinledik. Dünya genelinde artan özbenlik saygısı, özgüven ve narsisizm arasındaki dramatik yükselmeleri vurguladı. Beraberinde işe aldığımız yada satışçı yaptığımız veya müdür yapmak istediğimiz nice kişilerin aslında narsistik belirtiler gösterdiğini dinledik kendisinden. Aktarız tarzı ve genel olarak ifade biçimi çok sakin olduğu için dikkatimi toparlamakta zorlandığımı ifade edebilirim. Beraberinde çok daha etkili olması için sunum becerilerini daha yüksek görmek isterdim. Tüm salonu daha çok etkilemeliydi. İçerik iyiydi ama aktarış zayıf kaldı.

Narsisizm ile LinkedIn profilleri arasindaki 7 yada 70 veya 700 benzerligi bulun. Tesekkurler Keith!

Devamında;  Okumaya devam et İnsan Kaynakları Zirvesi 2012 Notları

Thinker&Talker 2011

16 Mart 2011 tarihinde İstanbul’da Marmara Üniversitesi’nde Geleceğe Değer etkinliğimizi gerçekleştirmiştik. İlk oturumda yine sahnedeydim ve güzel bir etkinliği tamamladık. Ardından Marmara Community’den Berivan ile çıkışta tanıştık. Kendisi oturumun sonuna yetişebildiğini ve hoşuna gittiğini belirtti. Beraberin de 2011 Thinker&Talker organizasyonunda olup olamayacağımı sordu. Memnuniyetle kabul ettim. Thinker&Talker’ı daha önceden de biliyordum üstelik.

Neymiş bu Thinker&Talker ?

2011 Thinker&Talker 7 Mayıs 2011’de Gebze tarafında Yapı Kredi’nin Bankacılık Akademi’sinde yapıldı. Çok keyifli bir etkinlikti. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen üniversite öğrencileri ile keyif dolu ve bilgi yoğun bir 2 saat geçirdik.  Okumaya devam et Thinker&Talker 2011

Uçma Derdi…

İşimiz gereği yurdun çeşitli yerlerine uçuşlar yapıyoruz. Uçaklarda geçirdiğimiz zamandan ziyade öncesi ve sonrasına ilişkin ciddi bir şekilde heyecan ve telaşlı haller yaşamaktayız. Uçuştan 1 saat önce havaalanında olmak, bunun için ise ortalama 1 saat öncesinde yola koyulmak gibi telaşlar sebebiyle uçmanın evvelinde 1,5 ile 2,5 saat aralığında değişen stresli ve tempolu bir süreç yaşıyoruz.

Bu tempolu zaman çoğunlukla mesai öncesi yada sonrası gibi fiziksel ve zihinsel açıdan da zinde olunmayan durumlarda yaşanıyor. Stresli bir dizi işlemden de öte modern insanın soyunmasını gerektiren ( ki hakkaten çiledir) 2 güvenlik noktası apayrı bir durumdur. Kemer, cüzdan, cep telefonları, bozuk paralar, notebook derken tüm bu sürecin en çileli anlarını yaşarız. Öyle ki; “X-Ray’den ben geçeyim de olsun bitsin” dersiniz içinizden. Ardından; uçağın kalkacağı kapınızı bulmak; oraya gitmek, sırayla şanslıysanız körükten değilseniz otobüsle uçağa geçiş işlemleri birbirini takip eder. Fabrikasyon üretimi tavukların kesim işlemi gibi ard arda dizilir, yapılması gerekenleri harfiyen yaparız. Okumaya devam et Uçma Derdi…

Önünü Göremeyenler Kulübü!

Sinemaseverler için 1999 önemli bir tarih. 99’da Fight Club ile gözler farklı açılırken, 2011 ‘de ise Kaybedenler Kulübü ile Türkiye’de sinema izleyicileri farklı bir konsept ile karşılaştılar. Kulüpler önemli gruplardı hep, hala da öyle.  Öte yandan örgütsel bağlılık için büyük şirketlerde kurulan aktivite kulüpleri de son yıllarda artıyor. Kariyer ile uğraşan İnsan Kaynakları ekiplerinde ise farklı bir kulüp gündemdedir hep.. Önünü Göremeyenler Kulübü.

“Önümü göremiyorum!”

Kariyer yolları açısından istenilen dahası arzulanan bir kurgunun işlemediğini, işleyemeyeceğine dair negatif bir düşünceyi de beraberinde taşıyan bir düşüncenin dışa vurum cümlesidir “önümü göremiyorum”

Bu cümleyi müteakip seyredecek olan cümleler; ücret dengesizliği, yan hakların verimsizliği, iş ortamındaki demotive edici unsurlar, yöneticinin yetersiz profili, işin rutinliği ve gelişim fırsatlarının bulunmayışı şeklinde açığa çıkmaktadır. Atmosfere her gün defalarca kez yayılan bu düşünceler gaz-toz bulutu halinde farklı tepkimelerle farklı çıktılara neden olabilmekte. Bu çıktıları İK dilinde; turnover oranı, çıkış mülakatı ve ücret-pozisyon yapılandırması, terfi, rotasyon gibi ifadeler ile yakalayabiliriz. Okumaya devam et Önünü Göremeyenler Kulübü!